Acaba endişelenmeye başlasak mı?

Categories Bisiklet, BlogPosted on

“Hiç endişelenme, çünkü her şey yoluna girecek!” Nisan ayında böyle bir başlıkla yazmıştım yazımı. Korona’nın Türkiye’de ki tabiri caiz ise “kuluçka” döneminde. Şimdi o yazıyı tekrar okurken aradan geçen zamanı ve yaşadıklarımı düşündüm ve bir kez daha klavyemin başındayım.

O yazıda yazdığım gibi korona’dan işsiz kalanlardan biriydim. Pandemiden göçtü işyeri bizimde bir miktar emek içerde kaldı ama sonra neler oldu neler! Pandemi Nisan-Mayıs’da pik yaptı sonra Haziran’da normalleşme başladı. Pik döneminde sokağa çıkma yasakları oldu. Benim ve herkes için çok farklı bir deneyimdi. Sokaklar boş herkes evlerde, hayat durma noktasına geldi. Açıkcası o günler benim için huzurlu ve verimli geçti. Evde zbrush öğrendim, bol bol çalıştım. Önceleri işten çıkmak dezavantaj gibiydi ama sonra daha iyi olduğunu farkettim.

Keşke böyle olmasaydı, virüs olmasa o kadar insan ölmeseydi tabii ki! O günden bu güne korona’dan ölenlere rahmet ailelerine sabırlar diliyorum.

Ben Şubat ayında yol bisikleti almıştım. Mayıs ayında gelmesi gerekiyordu pandemi ortaya çıkınca 1 ay gecikti bisiklet. Haziran 23’te geldi bisikletim ve bende artık yol bisikleti sahibi olmuştum.

Yaz bisiklete binmekle geçti, şimdi geldi sonbahar ve kış kapıda! Haziranda başlayan normalleşme ile tatile gidenler yayılımı arttırdı ve Eylülde Ankara vaka artışında zirveye çıktı. Ekim ayında ise bayrağı İstanbul’a teslim etti.

Başta da yazdığım gibi, “Acaba endişelenmeye başlasak mı?” Korona’ya çare, aşı vs. bulunmuş değil henüz. Dünya büyük değişim ve şok yaşadı. Bizim neslimizede bu düştü. İnsanoğlunun tarihinde bir nokta sadece bizim için uzun bir süreç tarih için küçük bir not. Dersler aldık mı? Hayır! Bütün dünyada vurdumduymazlık hat safhada. İnsanoğlu…

Benim küçük sevinçler var hayatımda bisiklete binmek gibi. Bisiklet hakkında konuşmak, bisiklet sporunda kullanacağım ürünler almak gibi. Şöyle baktığımda geçmişe Nisan’dan bu yana sadece 3 kere toplu taşımaya bindim. Bisiklet bana yetiyor Ankara il sınırlarında 120 km’lere çıkan mesafeler yaptım bir günde şu ana kadar. Hayat çok garip! Şimdilik ulaşımı bisikletle yapmaya devam. Bakalım korona ile kış ayı sınavımız nasıl geçecek?

Hayatı o kadar da büyütmemek lazım sanki gözümüzde! Basit yaşamalı! Günü yaşamalı, anı yaşamalı, hayat diye birşey var zevk almaya, mutlu olmaya çalışmalı.

Sürç-ü lisan ettiysek affola!

Okuduğunuz, için teşekkür ederim, herhangi bir sorunuz veya öneriniz var ise yorum kısmına yorum yazmayı, yazacak hiçbir şey bulamıyorsanız, sadece “Teşekkür ederim” yazmanız beni mutlu edecektir. Ayrıca sosyal ağlarınız da bu yazıyı paylaşmayı unutmayın lütfen! Sağlıklı ve mutlu sürüşler dilerim.

Paylaş

Grafik Tasarım Uzmanı, Bisiklet sever, gezi sever, blogger

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göster
Gizle